MESLEK LİSELERİ’DE ASKERİ OKULLARI GİBİ YATILI OLMALI

 MESLEK LİSELERİ’DE ASKERİ OKULLARI GİBİ YATILI OLMALI

Biz mezun olduğumuzda mesleğimizle ilgili iş bulamıyorduk…

Meslek Lisesi Mezunu olarak Metal işlerinde sadece 3,5 sene çalışabildim. Bunda birinci neden 1980 yılında gerçekleşen darbe ve darbenin doğurduğu sonuçlar nedeniyle ülkenin en az 10 yıl geriye gitmesidir, yani siyasi belirsizlik ve geleceğe olan ümitlerin tüketilmesi.

İkinci neden ise Metal sektöründe çalışabileceğim iş sahasının azlığı ve sektörümde iş bulamayışım.

Askerden gelince Meslek lisesindeki Metal İşleri Atölye Şefi Yaşar Erişel Hocamızın desteğiyle iş bulmuş ve mesleğimde ilerlemeye kararlıydım.

Ancak hayat şartları 11 yaşından itibaren yapmaya başladığım ticareti de boş zamanlarımda yapmaya beni sevk etti.

Ticareti seçmekte büyük rol oynayan başka bir konu ise;

Çocuk yaşta alaylı olmak ile gençliğinde teorik meslek sahibi olmak hayata nasıl devam edeceğini etkiliyor!

11 yaşında alaylı olan ve 15 yaşından sonra teorik meslek sahibi olan birisi olarak her iki deneyimi ve tecrübeyi tam manasıyla yaşamış birisiyim. 11 yaşında başladığım ticaretten Meslek lisesine giderken de kopmadım devam ettim. Soğuk demir atölyelerinde ve ağır makine sanayinde çalışırken de kopmadım kopamadım. Okul ve iş çıkışları ile tatil günlerinde ticaretimi devam ettirdim.

Sonunda ticareti seçerek metal sektörünü bir daha dönmemek üzere sonlandırdım.

Metal İşleri mesleğine devam etmek aynı zamanda ticaretti!

Ama çok geçmeden şunu da anladım ve idrak ettim ki Metal Sektöründe devam etseydim hem sanatkâr hem zanaatkâr olacaktım hem de kariyer elde etmek daha avantajlı ve kalıcı olacaktı.

Beni ticareti seçmeye yönelten nedenler ise öncelikle eğitim sistemindeki eksiklikler, okul sonrası piyasa şartları, geçim sıkıntısı, siyasi istikrasızlık ve belirsizliklerdi.

Fakat aynı nedenlerin ticarette de büyük rol oynadığını yaşadığım tecrübelerle öğrenmiş oldum.

Neden ticareti seçtim ve neden okulunu okuduğum daha sonrada piyasada ve sektörün içinde yer alarak pratiğimi oldukça geliştirdiğim Metal İşleri sektörünü dönmemek üzere bıraktım?

Çünkü Ağaç yaşken eğilir; Çünkü sonradan ve zorlamayla olmuyor;

Çünkü ben 11 yaşında Tahtakale esnafıyla tanıştım, Çünkü 11 yaşında Pazar tezgâhında çığırtkanlık yaptım, Çünkü yetişkinlerle pazarlık yaptım onlara ürün sattım onlardan para aldım. Tezgâhtaki malın azalması akşam eve daha hafif yükle dönmem beni mutlu etti. Biten ürünlerin yerine yenilerini yeni modelleri almak, hangi pazarda hangi ürünün daha çok sattığını bilmek, pazarın neresinde tezgâh caddenin neresinde dükkân açacağını bilecek bilgi ve tecrübeyi kazanmak.

Tüm bunları en az 5 yıl yaşadıktan sonra, çoğunluğu teorik eğitim çok azı uygulamalı eğitimle yeni bir meslek sahibi olmaya çalışmak daha önce çocukluktan itibaren 5 yıl boyunca edindiğiniz bilgi deneyim ve tecrübeleri yok edemiyor.   

“İNSAN KAYNAKLARI” değil “İNSAN KIYMETLERİ” yetiştirmeliyiz!

İşletmelerin ihtiyacı olan, işini seven, işine âşık, işine sadık, işinde ehil, işinde ahlaklı, işinde uzman, işinin erbabı, işinin ustası, işinde öğrenmeye eğitime devam eden, işinde yenilikçi, işinde araştırmacı, işinde mucit, işinde amatör ruhla profesyonelce çalışan, özverili, fedakâr “İnsan Kıymetleri” yetiştirmede yetersiz kaldığımızı da kabul etmemiz gerekiyor.

MESLEKİ EĞİTİM ÇOCUK YAŞTA, MÜMKÜNSE YATILI ÇOĞUNLUKLA TEMATİK BUTİK OKULLARDA VE SEKTÖRÜYLE İLGİLİ SANAYİ SİTELERİNİN İÇİNDE VE İŞBİRLİĞİ İLE YAPILMALI.  

Ülkesi ve insanlık için mesleğine âşık olması gerektiğini bilen “İnsan Kıymetleri” yetiştirmeliyiz.

Türkiye’nin büyümesini ve büyüme hızını etkileyecek, kaliteli üretimi sağlamanın yolunun İnsan Kıymetlerinin Mesleki Eğitimleri çocuk denecek yaşta başlamasıyla mümkün.

MESLEKİ EĞİTİMİN BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN ASKERİ OKULLAR GİBİ POLİS OKULLARI GİBİ KUR-AN KURSLARI GİBİ 7/24 TEORİK VE PRATİK EĞİTİMİN DEVAM ETMESİ ŞART.

Bu bölümde, mesleki eğitimin çocuk yaşta başlaması ve yatılı olması gerektiğini ve bunun ilk adımlarının kurumların uyumlu ve birlikte çalışmasıyla çok kolay sağlanabileceğini anlatmaya çalışacağım.

İlk örneğimi Askerlik – Polislik Mesleğinden vereceğim.
Askerlik Polislik kutsalda Metal, Kimya, Ağaç, Elektronik, Sağlık ve tüm meslekler kutsal değil mi?

Askerlik ve Polislik yapacak çocuklarımız çocuk yaşta birçok konuda inceleme ve muayeneden geçirildikten sonra birde sınav başarısının ardından anketlerle psikolojisi ve bu mesleklerdeki hangi dalda; mesela havacı, denizci, karacı gibi Polislikte Asayiş, Narkotik, Trafik gibi kollardan hangisine daha yatkın ve becerili olduğu tespit ediliyor.

Ve bu okulları kazanan çocuklarımız gurur duyduğumuz kalite ve yeteneklerle donatılmak ve kusursuz yetiştirilmek için diğer meslek eğitimlerindeki gibi günde 5 saat mi eğitim alıyor? Yoksa Askeri Okullarda 7/24 yatılı olarak mı eğitim alıyor.

Askerimiz Polisimiz diğer meslekler gibi günde 5 saat eğitim almış olsaydılar bugün başarılarıyla gurur duyduğumuz bir ordumuz ve Polis teşkilatımızın olmasının imkânı yoktu.

ŞİMDİ SORUYORUM;

Peki diğer meslek dallarındaki eğitimlerde bu itina ve ihtimam neden gösterilmiyor.

Hepimiz biliyoruz ki her meslek ülke ekonomisi, kalkınması ve savunması için diğerleri kadar önemli.

Her meslekten İnsan Kaynağımızı ifa edeceği mesleğinde tıpkı Askerimiz gibi Polisimiz gibi en iyi şekilde eğitmek zorundayız.

YÖNTEM NASIL OLACAK?

Askeri Okul ve Polis Okullarına öğrenci adayı belirleme yöntemleri her sene 11 yaşını dolduran yeni yetişen çocuklarımızda uygulanacak. Bu aynı zamanda yeni nesilde kim neye yatkın 10 yıl sonra elimizde en çok nasıl bir insan kıymeti yetişmiş olacağını şimdiden bildiğimiz bir veriye de sahip olabileceğimiz bir yöntem.

Bu yöntemle yeni nesil insan kıymetlerimizin ortaokul ve liseyi nerede okuyacağını yatılımı yatısız mı okuyacağını tespit edip, o mesleklere yönlendirme yaparak İnsan kıymetimizin ve ülkemizin geleceğini planlamamız mümkün olacaktır.

Mesleki eğitimde başarıyı yakalamak istiyorsak yatılı eğitimleri sayesinde mesleğinde başarılı kurumları taklit ederek ve onlardan destek alarak mesleki eğitimi 7/24 yatılı modeline geçmek zorundayız.

Eğer yatılı meslek liselerini başarırsak üniversitelerdeki bu yığılmanın da önüne geçmiş olacağız. İşsiz üniversitelinin yerini işinin ehli lise mezunları alacak.

Bu kadar üniversite ne olacak derseniz? Tüm üniversitelere bir tebligat göndererek yatılı meslek liseleri açmak için çalışmaya başlamalarını söyleyebilirsiniz.

Üniversiteler bu meslek liselerini sanayinin yoğun olduğu ilçelerde ve hatta tam sanayinin içinde açarak Üniversite sanayi işbirliğinde fiziki bütünleşmeyi de sağlamış olacaktır.

ÇALIŞTAY YAPILMALI

Üniversitelerin meslek lisesi açma konusu bir çok detayı barındıran bir konu bu nedenle çok geniş katılımlı en az bir hafta sürecek bir sempozyum ve çalıştay ile şekillendirilebilir.

Bu örneklerle sanırım yatılı eğitimin ne kadar elzem olduğunu ve Meslek Liselerinin neden yatılı olması gerektiğini anlatabilmişimdir.

Aşağıda belirttiğim hususlar çok geniş katılımlı bir çalıştay yapılarak katılımcıların teklif ve önerileri ile en verimli şekil verilerek ete kemiğe büründürülebilir.

MESLEK LİSELERİ NEREDE OLMALI

-) Öncelikle bundan sonra yapılacak meslek liseleri ülkemizde üretim arttıkça sayıları sürekli artan Sanayi Siteleri, Sanayi Kooperatifleri, Organize Sanayi Bölgeleri ve bunlara en yakın alanlar tercih edilmeli.

-) Sanayi Siteleri, Sanayi Kooperatifleri, Organize Sanayi Bölgelerine uzak Meslek Liselerinin bu alanlara taşınmasının yolları aranmalı.

-) Ticaret Meslek Liseleri, Dış Ticaret Meslek Liseleri de bu bölgelerde olmalı…

-) Butik Meslek Liseleri dönemi başlamalı Tematik Meslek Liseleri yatılı olmak kaydıyla çok hızlı çoğaltılmalı

-) Özel Meslek Liselerinin önü açılmalı aşırı şekilde devlet destek, hibe ve teşvik verilmeli.

-) Üniversite – Sanayi işbirliği, Meslek Lisesi-Sanayi işbirliği sağlanması için uygun zemin ve ortam çok acil oluşturulmalı…

YATILI MESLEK LİSESİ NASIL OLMALI:

Öncelikle mevcut Meslek Liselerinin hepsi yatılı olmaya uygun olmayabilir.

-) Uygun olanlar tespit edilerek o bölgedeki en ihtiyaç duyulan bölümlerden başlamalı. Her bölüm için yatılı bir sınıf oluşturarak başlamalı. Okul içinde mevcut ve Müsait alanlar yatakhaneye dönüştürülebilir. Veya okul çevresinden bina kiralanabilir. Veya çok hızlı prefabrik bile olabilir okul alanında yatakhane (yurt) olarak kullanılacak binalar oluşturulabilir.

-) Okuldaki Meslek Sınıfları (Atölyeler) oldukça küçültülüp Azaltılmalı Hazırlık sınıfından itibaren öğrenciler sanayilerdeki işyerlerinde haftada 1 günde olsa pratik yapmaya ÇIRAKLIK hayatını yaşamaya başlamalı…

-) İş yerlerinde AHİ’lik eğitimi almış KALFALARI olmalı, onlara mesleği sevdiren AHİ’lik AHLAK ve KURALLARINI öğreten… USTA ‘sı olmalı Kul hakkını, zamanın kıymetini, ürünün kalitesini ihracatın önemini ve o mesleğin PİRİNİ öğreten.

-) Mesela; Marangoz NUH Aleyhissela mı, Metalci Davut Aleyhissela mı kendinden daha iyi tanımalı…

-) Tüm İlim Adamlarımızın ve Meslek Erbaplarının Resimleri ve hayatları sınıf girişlerinde koridorlarda sınıflarda salonlarda asılı olmalı…

-) Yalanlardan ibaret yabancı meslek erbaplarının adını öğrenmemeli okul bitene kadar…

Mesela; Sağlık Meslek Lisesinde Florence Nightingale değil Safiye Hüseyin Elbi öğretilmeli anlatılmalı, resmi hayatı heykeli olmalı…

-)Belki çok uçuk ama Kapılarda 1-A değil Nuh Aleyhisselamın,  Davut Aleyhisselamın, Safiye Hüseyin Elbi’nin Mirasçıları yazmalı…

-) Yani, RUHU OLMALI Meslek Liselerinin…

-) Girişimcilik, tasarımcılık, icat çıkartma teşvik edilmeli geleceğin ustaları fabrikatörleri girişimcileri değişim ve dönüşümcüleri olduklarını daha ilk derste anlamalı, inanmalı ve bu vizyonla hedefler koymalı kendine daha ilk yılda…

Meslek eğitiminin içine tüm milli ve manevi değerler yüklenmeli! Bizim çocuklarımızla birlikte göçmen çocukları da meslek sahibi yapılmalı milli ve manevi değerlerimizi yaşatmalı.

En büyük nüfusa sahip ÇİN de bile 30 Milyon İnsan Kıymeti açığı var. Ülkemizde de nüfus artışının durma noktasına hızla yaklaştığı bir süreç yaşamaktayız. Durma noktasından sonra azalma başlayacak hiç kuşkusuz.

Meslek Liselerinde verilecek eğitimle evlenme yaşı da aşağı çekilmeli ÇİN’in ve dünyanın düştüğü bu hataya biz düşmemeli ve iyi yetişmiş Meslek Erbabı Nesillerle yeni ve çoğalmaktan korkmayan nesiller yetiştirmeliyiz.

Meslek Eğitimi İlköğretimden sonra hemen başlamalı Ortaokullarımız yönlendirme üzerine yoğunlaşmalı iki yılın bile buna yeteceğine inanıyorum.

Yabancıların eğitimine açık olan Üniversitelerimiz gibi Meslek Liseleri de Yabancı ve Göçmenlerin eğitimine hem de yatılı olarak bu eğitimi almalarına açık olmalı ki uyum sağlamalı ve AHİ’lik eğitimini alan yabancı öğrencileri de üretime ve ihracata dâhil etmiş olalım…

Son söz:

Üniversitelerimizde okuyan binlerce yabancı öğrenci var. Ülkemize göç etmiş binlerce çocuklu aile var. Yaşatılması gereken bir AHİ’lik kültürümüz, eğitilmesi gereken İnsan Kıymetlerimiz, insan gücüne ve yeteneğine ihtiyacı olan sanayicimiz, KOBİ’lerimiz var. Ülkemizin üretmeye, ihraç etmeye ve büyümeye ve refah düzeyini yükseltmeye ihtiyacı var.

O halde Milli ve manevi duygulara ve değerlere önem veren yaşayan ve yaşatan. Ahlaklı işine sadık, sebat eden, işinde yükselmeyi hedefleyen, işine ve mesleğine katma değer katan, yaptıkları işler ve başarılarıyla guru duyduğumuz askerimiz, polisimiz, sağlıkçılarımız, savunma sanayinde, yazılım alanında çalışanlar gibi başarılı ve gurur duyduğumuz insan kıymetleri yetiştirmeliyiz.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir